7 Mart 2011 Pazartesi

Noe Maya

Tam İsmi: Noe Maya

Uyruk: Meksika

Oynadığı Klüp: San Luis

Mevkii: Orta Saha

Doğum Tarihi: 01.02.1985 (26)

Boy: 1,73

Meksika'nın San Luis takımında forma giyen 26 yaşındaki oyuncu, her takımın orta sahasında görmek isteyeceği tarzda bir isim. Orta sahada her topa basan, kaptığı topları da tekniği sayesinde çok iyi kullanan bir oyuncu. Birçok Galatasaraylı'nın oyunundan memnun olduğu Culio'dan daha iyi bir futbolcu bana göre...

San Luis'de defansif orta saha ve sağ iç olarak görev alan oyuncu takımımıza transferi halinde Culio ile beraber orta sahada rakibe üstünlük kurmamız adına harika bir ikili oluşturacaktır. Yıllardır sıkıntısını çektiğimiz "kaptığımız topu oyuna sokamama" hastalığına da tekniği sayesinde ilaç olabilecek bir isim.

Yaşının 26 olması ve popüler bir isim olmamasından kaynakla transferinin 1-1,5 M Euro gibi bir rakama rahatlıkla bitirilebileceğini düşünüyorum. Misimovic'e 7, Yekta'ya 4 Milyon euroların verildiği piyasa da toplam 3 M euro maliyetle Culio - Maya orta sahasını kurmakta takdir edilesi bir hamle olacaktır.

6 Mart 2011 Pazar

Zoltan Stieber

Tam İsmi: Zoltan Stieber

Uyruk: Macaristan

Oynadığı Klüp: A. Aachen

Mevkii: Sağ - Sol Kanat

Doğum Tarihi: 16.10.1988

Boy: 1,75

Ayak: Sol





Henüz 17 yaşındayken Aston Villa scoutları tarafından keşfedilen ve transfer edilen Zoltan Stieber, Macar futbolunun gelecek vadeden isimlerinin başında geliyor.

Müthiş tekniğini hızıyla harmanlayan Stieber'i birebirde tutmak oldukça zor. Her iki kanatta da başarıyla görev yapan Macar oyuncunun inanılmaz bir sol ayağı var. Bunun haricinde duran topları da oldukça etkili kullanıyor. Bu da kendisi adına artılardan.

Fiziki zaafiyetinin olduğunu eklemekte fayda var. Biraz araştırdım ve Aston Villa'dan gönderilme sebebinin fizik olarak yeterli bulunmamasından kaynaklandığını öğrendim. Ama böyle bir dehayı takımdan göndermek ne kadar doğrudur bilinmez.

Stieber'in taliplileri şimdiden sıraya girmiş durumda. Kendisinin adı en son Stuttgart ve Kaiserslautern ile anılıyordu. Sezon sonu büyük ihtimal Aachen'den ayrılacaktır.

Bu sezona ait istatistikleri (Şu ana kadar)

27 Maç: 6 gol 15 asist. Toplam dakika: 2180



5 Mart 2011 Cumartesi

Galatasaray 0 - 0 Karabükspor


Çarşamba akşamı hayati bir maça çıkmışsınız, fena oynamamanıza rağmen istediğinizi alamamışsınız, tepki almışsınız ve yerden yere vurulmuşsunuz. Bu durumda olan bir takımın 3 gün sonra maç yapması işkence gibidir. Zaten binbir zorlukla boğuşmak zorunda kalıyorsunuz, birde sizden takımınızı üst düzey konsantrasyonla sahaya çıkarmanız bekleniyor. Gel de teknik adam ol.

Hagi oyuncularına gerekli konsantrasyonu ve kazanma arzusunu aşılamış maç öncesinde. Fakat şu an düzeltemeyeceği bir şey var: Özgüven sorunu. Öyle bir sorun ki, kolay kolay düzelecek gibi gözükmüyor. Bu sorunun düzelmesi için kanımca bir neslin ölmesi gerekecek.

Lafı dolandırmadan maça geçelim. Bu maç, Hagi'nin birçok yanlışından döndüğü maç oldu. Sabri'nin sakatlığında takımın belki de en düz oyuncusu olan Serkan'ı oynatmayıp, Neill'i alışık olduğu bölgeye kaydırması oldukça akıllıca bir hamleydi. Tekniği ve pozisyon bilgisi birçok yerli stoperin önünde olan ancak devamlılık sorunu yaşayan Gökhan'ın Servet'in yanına monte edilmesi riskli gibi gözükse de son derece yerindeydi. Cana'nın alışık olduğu yere geçmesi, Yekta'nın ilk 11 çıkması vs. Hepsi doğru hamlelerdi.


Galatasaray maçın büyük bölümünde 4-4-2/4-4-1-1 şeklinde dizildi sahaya. Doğru oyuncuların doğru mevkiilerde oynamasıyla daha akıllı oynayan bir Galatasaray izledik. Rakibin presini kırmaya yönelik olan, dar alandaki kısa ve seri paslar, ver-kaçlar, Cana'nın orta sahaya getirdiği sertlik, alan daraltmaların iyi uygulanması derken Karabükspor maç boyunca yarı sahayı zar zor geçebildi.

İlk yarıda sergilenen vasat üstü futbol final paslarının gelmemesi sebebiyle skora yansımadı. Culio - Yekta ikilisinin sol iç ve sol kanat mevkiilerinde yer değiştirerek oynaması, Neill'in çizgiye pek kaçmayıp toplu/topsuz içeriye hareketlenmesi, yani bir iç oyuncusu gibi oynaması pas trafiğini olumlu yönde etkiledi. Gökhan ve Servet'in dönen toplara yaptığı ilk müdahaleler de yerinde olunca maç tek kale oynandı ancak Galatasaray'ın son 25-30 metredeki üretkenliği zayıftı. Stancu - Baros ikilisinin formsuzluğu ve uyumsuzluğuna Kazım'ın içeriye yeterince destek verememesi de eklenince pozisyon bulmak zor oldu. Tabii bir çilingirin eksikliği de bayağa hissedildi.

İkinci yarı Cana'nın performansını bir kademe daha yukarıya taşıması, Hakan Balta'nın tıpkı Neill gibi içeriye doğru hareketlenmesi ve pas trafiğine katılması pozisyon yaratma ihtimalini de arttırmış oldu. Nitekim Galatasaray çok önemli gol pozisyonlarından yararlanamadı ikinci yarıda. Hagi'nin ileriye yönelik yaptığı hamleler doğruydu ancak son 10 dakika da kullanılan uzun toplar tam bir felaketti. Uzun toplar, rakibi açmakta etkili olabilir ancak bu kadar abartmak çok sakıncalı. Topu ayağına alan yanına bile bakmadan Allah ne verdiyse şişirdi ileriye.


Tek tek isim değerlendirmek istemiyorum ancak bugün Cana, Yekta ve Gökhan Zan'ın sergilediği futbol takdire şayandı. Hakan Balta'da bu sezon kendisi adına en iyi futbolu oynadı bana göre. Ancak hala yeterli değil.

Bu akşam Galatasaray'ın gol atamamasında ki en büyük nedeninin Milan Baros'un formsuzluğu olduğunu düşünüyorum. Garip bir tutukluk vardı üzerinde. Ne eskisi gibi pres yaptı, ne de kendisini parçaladı. Pas konusunda çok iyi olmadığını biliyoruz ancak bugün neredeyse pas tercihlerinin hepsi hatalıydı. Umarım bu durum yalnızca formsuzluğuyla alakalıdır. Yoksa başka bir nedeni kaldıramaz bu bünyeler.

Maç sonunda ''Hagi istifa'' seslerini duymak çok acı vericiydi. Hani şu tezahüratlar kötü oynanan Buca maçından sonra olsaydı anlardım. Ama bugün olmamalıydı. Hagi bugün kazanmak adına her şeyi yaptı, ancak olmadı. Skora göre taraftarlık yapmak bu olsa gerek.

Bugün çok daha iyi anladığım bir şey daha var: Hagi'yi böyle üzgün görmek meğerse çok koyuyormuş adama. Yani Hagi'ye de bunu yaptınız ya, ne diyeyim bilemedim. Helal olsun yönetime, basına ve bilinçsiz taraftarlara.

Stefan Bell


Tam İsmi: Stefan Bell

Uyruk: Almanya

Oynadığı Klüp: 1860 Münih

Mevkii: Stoper

Doğum Tarihi: 24.08.1991

Boy: 1,92

Ayak: Sağ





Hücumu düşünen ve hücum futbolu oynayan takımlar, iyi savunmacılara sahipse, topu kaptırdıkları zaman derinden bir eyvah çekmezler. Çünkü güven veren, yere sağlam basan stoperlere sahip olduklarını bilirler.

İyi bir Alman stoper bulmak bir dönem için gerçekten oldukça zor bir işti. Gerçi hala Alman Milli Takımının en zayıf yerinin stoper mevkiisi olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ancak yeni jenerasyonla bu sıkıntıyı aşacak gibi duruyorlar. Matt Hummels, Badstuber gibi gelecek vadeden stoperlere sahipler.

İleride bu isimlere katılabilme olasılığını yüksek bulduğum bir isim var: Stefan Bell. Bundesliga'da ilk yarı fırtına gibi esen Mainz'ın altyapısından çıkan Bell'in bonservisi hala bu takımda ancak sezonu kiralık olarak 1860 Münih'te geçiriyor. Bu sezon Bundesliga II'nin en az gol yiyen takımlarından biri olan 1860 Münih'in bu başarısında rol oynayan isimlerden biride kuşkusuz Bell. Hava hakimiyeti, hırslı futbolu ve forvetleri yıldıran markajıyla kendisinden söz ettirmeyi başaran Bell'in boyuna göre çevikliği de hiç fena değil. Topla biraz iyi değil, o kadar. Ancak basit oynaması gerektiğini gayet iyi biliyor.

*Cenk Tosun ile Stefan Bell beraber kafa topuna yükselirken.

Kendisine geleceğin Per Mertesacker'i gözüyle bakılıyor. Bende aynı şekilde düşünüyorum. Per Mertesacker'den pek bir eksiği yok. İlerleyen yıllarda onun önüne geçmesi de kuvvetle muhtemel.


Bu sezona ait istatistikleri (Şu ana kadar)

24 Maç: 2 gol, 3 asist. Toplam dakika: 2027

4 Mart 2011 Cuma

Pierre-Michel Lasogga

Tam İsmi: Pierre-Michel Lasogga

Uyruk: Almanya

Oynadığı Klüp: Hertha Berlin

Mevkii: Forvet

Doğum Tarihi: 15.12.1991

Boy: 1,89



Geçtiğimiz sezon küme düşen Hertha Berlin'in 2010-2011 sezonunun başında kadrosuna kattığı Lasogga, bu sezon gösterdiği performansla adeta parmak ısırtıyor.

Sezon başında bonservis bedeli ödenmeden Bayer Leverkusen'den transfer edilen 19 yaşındaki oyuncu, Bundesliga II'de lider olan Hertha Berlin'in en kilit oyuncularından biri konumunda. Forvette Kolombiyalı Adrian Ramos'un partneri olan Lasogga, etkili bitirici vuruşları, top saklama becerisi ve hava hakimiyetiyle ön plana çıkıyor.

Aslında Lasogga'nın böyle bir çıkış yakalaması bekleniyordu. Werder Bremen'in ve Bayer Leverkusen'in alt takımlarında oynarken, Almanya'da ikamet eden dostlarım kendisinden sıkça söz etmişti bana Açıkçası her iki takımdan da tek bir resmi maça dahi çıkamadan gönderilmesi bana oldukça ilginç gelmişti.

Lasogga'nın bir Mario Gomez olma olasılığını oldukça yüksek görüyorum. Kesinlikle o potansiyele sahip.

Bu sezona ait istatistikleri (Şu ana kadar)

21 Maç: 11 gol, 5 asist. Toplam dakika: 1400


2013 U-20 Dünya Kupası Türkiye'de

Bilindiği üzere Fifa, 2013 yılında düzenlenecek olan Dünya 20 Yaş Altı Turnuvasının ev sahipliğini Türkiye'ye verdi. Buna ülkemiz adına çok sevindik. Tabii bu turnuvanın ülkemizde düzenlenecek olması bizim açımızdan da oldukça sevindirici. Yüzlerce genç yeteneği yerinde izleme imkanına sahip olmak mutluluk verici. Tabii ki ölmeyip sağ kalmakta önemli.


28 Şubat 2011 Pazartesi

Manuel Lanzini


Manuel Lanzini

Takımı: River Plate

Yaş: 18

Boyut: 1,69

Uyruk: Arjantin - Italya

Pozisyon: Ofansif Orta Saha - Forvet

Ayak: Sağ










Diego Buonanotte'yi Malaga'ya sattıktan sonra Lanzini'yi as kadroya yerleştien River Plate'in oldukça akıllıca bir hamle yaptığını söylemek mümkün. Zirâ Manuel Lanzini son derece yetenekli ve oyun zekası yüksek olan bir futbolcu. Son olarak Independiente maçında Lamela ile birlikte ortalığı kasıp kavurdular. 

Oyunundan biraz daha bahsetmek gerekirse, sık sık ileri çıktığını ve gol aradığını, ceza sahasına sarkmaya çalıştığını söyleyebilirim. Pasör özelliği olan ve öldürücü paslar da atabilen; lâkin klasik on numaraların aksine, günümüz 10 numaralarını daha çok andıran bir stile sahip. Henüz çok genç olmasının verdiği etkiyle sahada bazen kaybolabiliyor. Topsuz oyun bilgisi mutlaka geliştirilmeli. Aynı zamanda fiziği de. Yere sağlam  basıyor ancak ikili mücadelelerde biraz daha ayakta kalabilmesi önemli.

Lamela ve Funes Mori isimleri piyasayı oldukça meşgul ettikleri ve çok göz önünde oldukları için transferi biraz daha kolay görünüyor. Yine çok ufak rakamlara gerçekleşmeyecektir ama onlar gibi imkansız da değil bana göre.

Patricio Julián Rodríguez


Patricio Julián Rodríguez

Takımı: İndependiente

Yaş: 20

Boyut: 1,71

Uyruk: Arjantin

Pozisyon: Ofansif Orta Saha

Ayak: Sağ






Daha önce de birkaç kez izlemiştim ancak dün İndependiente - River Plate maçında Lanzini, Lamela ve onu izlerken mest oldum. River'a karşı tek başına takımını ayakta tuttu. Tekniği üst düzey, oyunu yönlendirme becerisi üst düzey, şutları gayet iyi. Ve yaşı henüz 20.

Aslında çok fazla anlatmaya gerek yok. Bu yaşta İndependiente'nin 10 numaralı formasını kapmak kolay iş olmasa gerek. Çok iyi bir oyuncu.

Maliyeti hakkında ne desem yalan olur. Çünkü yaşı çok genç. Takımının herşeyi. 10 numarayı kapmış. Ucuz olmayacaktır bonservisi. Ama çok büyük katkı vereceği ve verdiğinizden ok daha fazlasına satabileceğiniz bir oyuncu.

Martín Iván Bravo


Martín Iván Bravo

Takımı: UNAM Pumas

Yaş: 24

Boyut: 1,65

Uyruk: Arjantin

Pozisyon: Forvet - Ofansif Orta Saha

Ayak: Sol






Çok hareketli, tekniği gayet iyi, oyun tarzı Necati'ye benziyor ancak ondan daha hızlı bir oyuncu. Kuvvetli ve fiziğine göre tekniği de oldukça iyi. Adam eksiltebilen, iyi şutlar çıkaran, akıllı bir adam. Yaşı henüz 24. Bana göre 4-3-3'ün kanat forveti olabilecek tarzda bir oyuncu. Böyle bir isim kadromuza katılırsa en azından Stancu da sağda solda harap olmaktan kurtulur.

Maliyetinin çok yüksek olacağını sanmıyorum. Barrera gibi Dünya Kupasında harikalar yaratan bir oyuncunun 4,5 M euroya EPl ye transfer olduğunu düşünürsek, 2 milyon gibi bir rakama transferinin gerçekleştirilebileceğini düşünüyorum.

27 Şubat 2011 Pazar

Julian Koch

Tam İsmi: Julian Koch

Uyruk: Almanya

Oynadığı Klüp: MSV Duisburg

Mevkii: Sağ Bek - Stoper

Doğum Tarihi: 11.11.1990

Boy: 1,85

Ayak: Sağ





Dortmund altyapısının ürünü olan Julian Koch, kiralık olarak forma giydiği Duisburg'un en önemli oyuncularından biri. Henüz 20 yaşında olmasına rağmen lider kimliği ve savaşçı ruhuyla ön plana çıkan Koch'un ilerleyen yıllarda Alman Milli Takımının değişmezleri arasında yer alacağı konuşuluyor.

Pırpır bir bek olmamasına rağmen sağ kanadı oldukça etkili kullanıyor. Hız dezavantajını tekniği ve oyun zekasıyla kapattığını da eklemek gerek. Tacklingleri ve ortaları oldukça etkili. Savunma yönünün hücum yönüne göre daha gelişmiş olduğunu eklemekte fayda var. Zaman zaman stoper oynuyor ve oldukça başarılı oluyor.

Bir de oldukça istikrarlı bir oyuncu. Bu sezon yalnızca 2 maç kaçırdı. Kendisini Cuma akşamı bir kez daha izlemek için ekran karşısına geçtim ama nazarım değdi heralde. Daha 15. dakikada sakatlandı ve oyundan çıkmak zorunda kaldı. Neyse ki önemli bir problemi yokmuş.

Oyun stili olarak Arne Friedrich'e, tip olarak Stefan Kiessling'e benzetiyorum kendisini.

Sezon sonunda Dortmund'a geri dönecek olan Koch'un şampiyonluğa koşan kadroda kendisine yer bulup bulamayacağı merak konusu. Eğer Jürgen Klopp kendisini düşünmezse birçok Bundesliga kulübünün kendisine talip olacağına eminim.

Bu sezona ait istatistikleri (Şu ana kadar)

26 Maç: 3 gol 5 asist. Toplam dakika: 2265